Türk Diyaneti ve Papa’nın yorum farkları
18 Aralık, 2008
Ali Bardakoğu onay verdi, Papa ise “günah” dedi
Papa 16′ncı Benedict tüp bebeği “mekruh,” kök hücreyi “günah,” doğum kontrol hapını “ahlaksızlık” olarak niteledi.
Papa 16′ncı Benedict tüp bebeği “mekruh,” kök hücreyi “günah,” doğum kontrol hapını “ahlaksızlık” olarak niteledi. Diyanet ise tüp bebek ve doğum kontrol yöntemlerine onay verdi; kök hücreye temkinli yaklaştı..
TARAFLAR NE DİYOR?
Papa 16′ncı Benedict
Tüp bebek
Papa 16′ncı Benedict, Vatikan tarafından yayınlanan teknolojik gelişmelerin değerlendirildiği 32 sayfalık bioteknoloji belgesi üzerine tüp bebeği “mekruh” olarak değerlendirdi.
Doğum kontrolü
Vatikan, doğum kontrol yöntemlerini uzun süredir kabul etmiyor. Papa, doğum kontrol hapını ise “ahlaksızlık” olarak niteliyor.
Kürtaj
Vatikan ve Diyanet’ten benzer görüşler geldi. Papa “İnsan yaşamı, her aşamada kutsaldır ve saygı duyulması gerekir. Bu yüzden kürtaj da büyük günahlar arasında yer alır” şeklinde görüş bildirdi.
Kök hücre
Katolik aleminin lideri olan Papa, embriyon ile bağlantılı kök hücre çalışmalarını, embriyonun dondurulmasını, embriyon yok edildiği gerekçesiyle “büyük günah” olarak değerlendirdi.
Ali Bardakoğlu
Tüp bebek
Diyanet, kadın veya erkekteki kusur sebebiyle gebeliğin gerçekleşmesinin mümkün olmadığı hallerde tüp bebekte herhangi bir sakınca görmedi. Tabii yumurta ve spermin, nikâhlı eşlere ait olması; döllenmiş olan yumurtanın, başka bir kadının rahminde değil yumurta sahibi annenin rahminde gelişmesi şartıyla…
Doğum kontrolü
Diyanet doğum kontrol hapı için “Gebeliği önleyici tedbirlere başvurarak doğumu kontrol altında bulundurmak, istenmeyen durumlarda gebeliğe engel olmak caiz ve mümkündür” dedi.
Kürtaj
“Gebelikten sonra, annenin hayati tehlikesi gibi haklı, kesin ve meşru bir zaruret olmaksızın, düşürmek veya kürtaj yolu ile bir canlının hayatına son verilmesi caiz değildir” dedi.
Kök hücre
“İnsana ve çevreye zarar vermemek kaydıyla genler üzerinde çalışma yapılabilir. Ancak tıp dünyasının bağımsız bir canlı olma potansiyeli kalmamış, özelleşmiş yetişkin kök hücrelerinin tedavi amaçlı kullanımı üzerinde yoğunlaşmaları gerekir. Ancak, özelleşmiş yetişkin hücrelerden embriyonik kök hücrenin özelliklerini taşıyan kök hücre elde edilemezse ve başka tedavi imkânı yoksa, tüp bebekten arta kalan ‘blastocistler’ tedavi amaçlı olarak kullanılabilir.”
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=170006&interstitial=true
Kök Hücreden Minyatür Karaciğer
1 Nisan, 2008
Bu kadar zulme varlık alemi bakalım ne kadar daha tanık olacak. “Fikir uyumuş, akıl kaçmış, vicdan ölmüş”
İngiliz bilim adamları, kök hücreden minyatür karaciğer geliştirdiler. Daily Mail Gazetesi’ne göre mini-karaciğerler, ilaçların test edilmesinde kullanılabilir ve gelecekte organ nakli için de bir ilk adım oluşturabilir. Gazetenin haberine göre Newcastle Üniversitesi bilim adamları, kordon kanından elde edilen kök hücreyi laboratuvar ortamında, madeni para büyüklüğünde bir karaciğere dönüştürmeyi başardı. [Devamını oku]
Hayvandan da Aşağı
1 Nisan, 2008
Nisa Suresi
“…
118. Allah o şeytana lânet etti ve o da, “Andolsun ki senin kullarından elbette belirli bir pay alacağım” dedi.
119. “Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar. Yine onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler.” Kim Allah’ı bırakıp da şeytanı dost edinirse şüphesiz o, apaçık bir hüsrana düşmüştür.
120. Şeytan onlara va’dde bulunur ve onları kuruntulara sürükler. Oysa şeytan, ancak aldatmak için onlara vaadde bulunuyor.onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler.…”
Bütün bunların hiçbir deneme olmadan yapılacağını düşünmüyorum. Şimdiye kadarki denemelere ne oldu kovulmuşun dostları?
İnsan genlerini hayvan yumurtalarına yerleştirip embriyolar geliştirecekler. Sonra hücrelerini kullanacaklar ama… [Devamını oku]
Kertenkele Etkisi
1 Nisan, 2008
Domuzdan üretilen bu pudrayı meşrebine uygun olanlar kullansınlar. İnşallah müslüman kardeşlerimiz yine ‘batının ilmi’ diyerek ve ‘zaruret halinde’ diye düşünerek böyle bir tuzağa düşmezler. Çünkü bildiğim kadarıyla Devlet-i Âli Osmani’nin son dönemlerindeki kabul hâlâ devam ediyor. Yani ‘domuz ürünü tedavi maksadı ile kullanılabilir.’ deniyor. (Bunu en yakın zamanda burada bir kaynak ile desteklemem gerekiyor). Diğer tarafta ise Hadis-i Şerif duruyor: “Haramla tedavi olmayınız.” Kesilen parmak uzar, uzamaz olasıca!
ABD’de, 3 yıl önce parmak ucu kesilen kişinin orta parmağı domuz mesanesinden pudra ile dört haftada tekrar uzadı.
Sabah’ın haberine göre, ABD’de bilim adamları ürettikleri “mucize pudrayla” kopan parmak ucunu yeniden çıkarmayı başardı!.. Üç yıl önce yaşanan ve CBS televizyonunun ortaya çıkardığı olayın kahramanı ise, maket uçak yaparken elinin orta parmağının ucunu koparan Lee Spievcak… Genetik araştırmalar yapan kardeşinin önerisi üzerine domuz mesanesindeki hücre ve proteinlerin toz haline getirilmesiyle elde edilen pudrayı süren Spievcak’ın parmak ucu, 4 haftada eski halini aldı. Pittsburg Üniversitesi uzmanlarının uzun yıllar üzerinde çalışarak geliştirdiği bu yeni nesil “mucize pudra” domuz mesanesinden elde edilen “extracellular matrix” (Hücredışı matriksi) sayesinde mucizeler yaratıyor. Bu matriks kesilen bölgeye sürüldüğünde, kök hücreleri uyararak yeniden organın yapılanması için harekete geçmelerini sağlıyor.
ORDU KULLANIYOR
Protein ve hücre bağlayıcılarından oluşan matriksi pudra haline getirdiklerini belirten genetik uzmanı Dr. Steven Badylak da şu bilgileri verdi: “Pudra sürüldüğü yerdeki hücreleri kontrol altına alarak yeniden üretime geçmelerini emrediyor. Vücudun kesik yeri kaplama girişimini engelliyor. Hücrelerin damara, tırnağa ya da deriye dönüşmesi için onları yönlendiriyor. Nerede ihtiyaç varsa yetişkin kök hücreler gerekli organları oluşturmaya başlıyor.” Dr. Badylak’a göre teorik olarak bu şekilde kopan bir bacağın yeniden çıkartılması da mümkün. Yöntem aslında ABD ordusunda sakat kalan askerler için kullanılıyor ancak, bu haberle ilk kez kamuoyuna yansıdı. Sıradaki hedef, kopan kol ve bacakları da yeniden çıkartabilmek ya da yanık teni yeniden oluşturmak.
Kök Hücreden Yapay Canavar Diş
1 Nisan, 2008
Japon bilimadamlarının laboratuvar şartlarında ürettiği dişler, farelerde normal şekilde büyüyerek doğal dişlerin yerini aldı.
Tokyo Üniversitesi’nden Takaşi Tuji başkanlığındaki araştırmacılar, farelerin kesici diş köklerinden aldıkları iki çeşit hücreden laboratuvarda diş üretti.
Birbirlerinden ayrı olarak çoğaltılan hücreler, daha sonra kolajen doku hücresine zerkedildi.
Hücreler, doku içinde biraraya gelerek diş ‘tohumu’ (kök) oluşturdu. Bu kök, farelerde çekilen dişlerin yerine nakledildi ve ‘kökün’ normal şekilde gelişmesiyle çekilen dişin yerinde diş çıktı.
Bilim dergisi ‘Nature Methods’un internet sitesinde yayınlanan makalede, böylece elde edilen dişin bileşim ve yapı (kök, mine, dişeti, damar, sinir…) bakımından doğal dişten hiç farkı bulunmadığı belirtildi.
Kaynak: CnnTürk (19.02.07)
Genetik Bombaları mı Yiyoruz?
31 Mart, 2008
Genetiği değiştirilmiş ürünlerin, zamanla insanlarda ne tür etkiler oluşturacağını gösteren sağlıklı hiçbir test yapılmamıştır. Tükettiğimiz akrep, balık, domuz veya insan geni taşıyan domates ya da patates acaba bizim genlerimize ne gibi etki yapabilir? Mesela torunlarımız kuyruklu veya yüzgeçli doğar mı?
Haber Ajanda, Aralık 2006 [Devamını oku]
Kök Hücreden Minyatür Kalp
31 Mart, 2008
Diyelim ki bunu insanın daha iyi olmasını umarak yaptınız, peki o insan o kalbi o hale getirene kadar ne yaptı? Hadi onu geçelim, sizin bu yeni kalbiniz sevebilecek mi? Bu kadar da romantik olmayalım, bu kalbi gerçek bir insan vücudu nasıl olur da kabul eder, razı olur? Kalp sadece bir ‘et parçası’ mıdır?
Yeni kalbiniz tüm kalbiyle iman edebilecek mi yoksa başkası için mi atacak?
Kök hücrelerin çoğaltılarak kalp gibi atması ve kan pompalaması sağlanan minyatür kalbin milyonlarca hastaya umut ışığı olacağı belirtildi. [Devamını oku]
Akciğer’e Kök Hücre Nakli
31 Mart, 2008
İngiliz bilim adamları, embriyonik kök hücreden elde edilen akciğer hücrelerini farelerin akciğerlerine başarılı bir şekilde nakletti. Bilim adamları, bu gelişmenin ileride ağır solunum hastalıklarının tedavisine katkı sağlayabileceğini belirtti. Londra’daki Imperial College’dan Sile Lane, bu teknolojinin insanlarda denenmeye hazır olması için çok uzun yıllar gerekmesine rağmen, yeni araştırmanın çok önemli bir adım olduğunu belirtti.
Lane, Avrupa Solunum Derneğinin bu yıl İsveç’in başkenti Stockholm’de düzenlediği kongredeki konuşmasında, çalışmalarının, embriyondan elde edilen kök hücrelerin zarar görmüş akciğerlerin toparlanmasını sağlayabileceğini gösterdiğini söyledi.
İngiliz araştırmacı, farelere kuyruktan enjekte ettikleri hücrelerin, diğer organlara yayılmadan iki gün içinde başarılı bir şekilde akciğerlere ulaştığını anlattı.
Benzer bir tekniğin insan embriyonik kök hücresiyle de başarılı olması halinde, bu yöntemin zor ve pahalı olan akciğer nakline alternatif oluşturabileceğini belirten Lane, ancak kök hücrelerin tartışmalı bir konu olduğunu ve henüz güvenilirliğinin ispat edilmediğini, dolayısıyla insanlara nakledildiğinde neler olabileceğini henüz bilmediklerini ifade etti.
Gözde Gen Tedavisi Korkutuyor!
31 Mart, 2008
Körlüğü tarihe karıştırabilecek gen tedavisi ilk kez insana uygulandı. Retinadaki sorunlu genler sağlıklı genlerle değiştiriliyor.
İngiliz bilimadamları, doğuştan gelen göz hastalıklarının tedavisinde devrim niteliğinde bir operasyona imza attı. Uzmanlar, gen tedavisine dayanan yöntem sayesinde körlüğün tarihe karışmasının mümkün olabileceği müjdesini veriyor.
Doğuştan gelen göz hastalıkları dünyada milyonlarca insanı etkiliyor. Bu hastalıkların gen tedavisiyle giderilmesi için çalışan İngiliz bilimadamları bugüne dek denenmemiş bir yöntemle çığır açtı.
15 yıldır hayvanlarda denenen gen tedavisinin, ameliyat edilen köpeklerde görme yetisini zamanla geliştirdiğini tespit eden uzmanlar, yöntemi ilk kez bir insan üzerinde denedi. 23 yaşındaki erkek hastaya uygulanan yöntem, gözdeki sorunlu genlerin sağlıklılarıyla değiştirilmesi esasına dayanıyor. Böylece renkleri ya da ışığı seçme konusunda başarısız olan sorunlu genler, retina içine enjekte edilen sağlıklı genlerle tedavi ediliyor.
Gün ışığında nesnelerin sadece silüetlerini görebilen, geceyse görüşü tamamen kaybolan hasta, operasyonun ardından hızla iyileşiyor.
Uzmanlar, kalıtsal göz hastalıklarının tedavisinde çığır açabilecek yöntemin, ileride körlüğün tedavisinde de başarıyla uygulanabileceği düşünüyor.
Yapay Yaşam Elde Edildi
28 Kasım, 2007
İnsanın gen haritasının çıkarılması yarışının tartışmalı DNA araştırmacısı Amerikalı Craig Venter, dünyada ilk yapay yaşam biçimini açıklamaya hazırlandıklarını bildirdi. Bu iddia doğruysa,ve gerçekten ispatlanırsa hemen “her konuda” çok ciddi tartışmalar başlayacak! Bu önemsiz gibi görünen haber aslında ‘dünyayı sarsacak’ işaretler taşıyor! [Devamını oku]




Recent Comments
Süleyman Toktaş
Yaptığınız tercüme Türkçe bilen ve bilim sayfalarını eşeliyen birilerine katkı sunmuştur…
zeynep ak
bu doktorun gerçek tıp die kitabı var onda herşey daha güzel anlatılmış bir biçimde tavsiye ederim
orhan aydoğan
bu kitabı en yakın zamanda nasıl temin edebiliriz.
Rüya Kurt
ßuse 21″ Şahsen ßen HiristıyanLığı Çok Seviyorum Demişsin Tüüü Sana ALLah Korkun Yok Mu...
noway
kitabın sadece bir bölümünde aynı öğün içerisinde aynı besin değerlerine sahip yiyeceklerin yenmesi gerektiğini...